Bu makale, Kur'an'ın metinsel yapısını muhkem ve müteşabih ayetler bağlamında inceliyor. Orijinali Reşîd Rızâ'ya ait olan bu ilmî metin, Ahmet Hamdi Akseki'nin özenli tercümesiyle Osmanlıca olarak yayımlanmıştır. Bu çalışma, söz konusu Osmanlıca metni günümüz Türkçesine aktararak, okuyucunun İslam akaidinin temel kavramlarından olan muhkem ve müteşabih hakkındaki tartışmaları anlamasına yardımcı olmayı amaçlar. Makalede, bir metnin doğru anlaşılması için o dilin ve ilmin inceliklerine vakıf olmanın önemi vurgulanır. Kur'an'daki muhkem ayetlerin " Ümmü’l Kitab" olduğunu ve İslam inancının temelini oluşturduğunu belirtir. Buna karşılık, Allah'ın sıfatları ve gayb âlemine dair müteşabih ayetlerin yanlış yorumlanmasının tarih boyunca tecsîm ve hulûl gibi sapkın fırkaların ortaya çıkmasına zemin hazırladığına dikkat çeker. Makale, bu konudaki iki ana yaklaşımı ele alır. Birincisi: Selef Mezhebi, bu ayetlerin zahirî anlamına inanmakla birlikte, gerçek anlamını sadece Allah'a bırakmayı en güvenli yol olarak görür. İkincisi: Halef Mezhebi, müteşâbih ayetleri dilin mecaz ve kinaye kuralları çerçevesinde, akla ve muhkem ayetlere uygun şekilde yorumlamayı daha bilgili ve sağlam bir yol olarak değerlendirir. Metin, her iki yaklaşımın da Allah'ı tenzih etme noktasında birleştiğini vurgular. Müteşabih ayetlerin, Arap dilinin edebi zenginliği içinde anlaşılabileceğini ve doğru yorumlandığında imanı güçlendirerek ruhu arındırıcı bir etki taşıdığını belirtir. Sonuç bölümünde ise, müteşabih ayetlerin sadece klasik bir tartışma konusu değil, aynı zamanda Kur'an'ın evrensel ve dinamik bir metin olmasını sağlayan temel bir mekanizma olduğu anlaşılır.